İncelemeler

Bablyons Fall İncelemesi

3 Mart’ta PC, PS4 ve PS5 olmak üzere üç farklı platform için piyasaya sürülen Bablyons Fall, dikkat çeken grafikleri ve bol aksiyonlu kurgusuyla sizi Babil’i kurtarmaya davet ediyor..!

Bayonetta ve NieR:Automata gibi popüler yapımların geliştiricisi olan PlatinumGames’in son projesi Bablyons Fall, orta çağ estetiğinde bir atmosferin içinde fantastik bir RPG oyunu ortaya çıkarmış. İlk olarak oyun severlerin huzuruna E3 2018 ve E3 2019 gibi iki büyük organizasyonda çıkarılan oyundan beklentiler aslında bir hayli yüksekti zaten. Birçok kişi Platinum Games’in Nier: Automata ile yakaladığı büyük başarıyı Bablyon’s Fall’da da yakalayacağını öngörüyordu. Oyunun yayıncısı olan Square Enix’in de birçok kült olmuş oyunun yayıncısı olması, Bablyons Fall’a karşı beklentileri hep üst seviyelerde tutmuştu. Peki ‘beklentileri ne kadar karşıladı?’ işte gelin buna birlikte bir göz atalım…:

Oyunda ilk dikkatinizi çeken şey etkileyici grafiklerin sanatsal bir dokunuşla adeta bir tablo içerisindeymiş gibi farklı bir dünyada olduğunuzu hissettirmesi olacaktır. Bu fantastik dünyada harabeye dönmüş Babil’in kurtarıcılarından biri olma rolünü üstlenirken, heyecan dozu yüksek savaş bölümleri sizi oyunda hep tetikte tutabiliyor. Karakter tasarımları da oldukça dikkat çekici ki zaten birçok oyun severin yorumlarında karakter tasarımlarının çok başarılı olduğuna değinilmiş.

Bablyons fall

Bablyons Fall’da Savaş Başladı! Babil Kulesine Tırmanıyoruz!

Oyuna girişiniz de zaten tam olarak adeta konunun ortasına girer gibi olduğu için çok keyifli bir açılış olduğunu düşünüyorum. Efsanevi Babil Kulesi’ne tırmanmaya zorlanan bir mahkum olan Sentiel olarak oyunda kendinizi buluyorsunuz. Gallu olarak bilinen ve mavi renkleri taşıyan düşmanlarla savaşarak zirveye çıkmanız gerekiyor. Eğer zirveye çıkmayı başarırsanız da bir mahkum olduğunuz için vücudunuza bağlanmış olan – tam olarak ne olduğunu tanımlayamadığım – o aparatlardan kurtuluyorsunuz.

Oyun içerisindeki farklı yaklaşımlardan biri de çoğu konuyu yağlı boya resim tarzı grafiklerle anlatıyor olması. Bu açıkçası benim oldukça hoşuma giden bir detaydı. Klasik bir RPG senaryosu gereği de ana görevinize devam etmek yerine bazen keşif yapmanız ve daha iyi teçhizatlar edinebilmek için yan görevleri yerine getirmeniz gerekiyor.

Aynı zamanda daha yüksek puanlı ganimetler toplamak için ana görevleri de tekrar oynayabilirsiniz. Fakat topladığınız ganimetler neticesinde kilit açmalar çok da teşvik edici ödüller barındırmıyor; o yüzden aynı bölümü tekrar tekrar oynamak ilginizi çekmeyebilir. Oyun içerisinde takım oluşturarak daha hızlı seviyede atlamayı başarabiliyorsunuz. Oyunda savaş bölümleri ne kadar keyifli olsa da oyunda tarzınızı kişiselleştirmek biraz sınırlı kalıyor. Birçok silahı aynı anda kullanma şansınız var fakat bunlar kılıç, kalkan, çekiç, mızrak ve yay ile sınırlı.

Genel olarak Bayonetta ve Nier: Automata seviyesinde bir oyun olmadığını düşünsem de Platinum Games yine de yeteneklerini ortaya koymayı başarmış. Güzel bir kurgusu ve çeşitliliği bulunan ve savaş geçişleriyle göz dolduran Bablyons Fall’ın sanırım tek eksiği bir RPG oyununa göre fazla derinliği olmayan bir oyun ama yine de benim sevdiğim oyunlar listeme dahil olmayı başardı.

Bablyon’s Fall Wiki Fantom

babylons fall igigi warlord

Kaynak
Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu